Mehmed: Fetihler Sultanı 86. bölümde Osmanlı ile Akkoyunlu arasında savaşa dönüşme tehlikesi taşıyan gerilim daha da büyüdü. Saruca Paşa’ya yapılan saldırının ardından Savcu Bey’in İslambol’da tutulması, Tebriz’de Gedik Ahmed Paşa ile Malkoçoğlu Bali Bey’in ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalması ve Münşi Tahrani’nin hamleleri iki devletin elçilerini aynı anda hedef haline getirdi. Sultan Mehmed olayların arkasındaki gerçeği ortaya çıkarmaya çalışırken Uzun Hasan da kendi sarayında giderek artan baskıyla yüzleşti.
Bölümün sonlarına doğru Tebriz’deki Divan-ı Mezalim sahnesi büyük bir hesaplaşmaya dönüştü. Mirza Maksud’un kütüğün başına getirilmesi ve Despina Hatun’un Uzun Hasan’ın karşısına çıkması ise bölümün en kritik anlarından biri oldu. Buna rağmen görüntüler Mirza Maksud’un öldürüldüğünü kesin olarak göstermedi.
İçindekiler
- 1 Sultan Mehmed, Savcu Bey Meselesini Divana Taşıyor
- 2 Tebriz’de Uzun Hasan ile Töre Bey Karşı Karşıya Geliyor
- 3 Kurtçu Doğan’ın Bulunduğu Yeniçeri Ocağında Hareketlilik
- 4 Saruca Paşa Ağır Yaralı Halde
- 5 Töre Bey Sahadaki Gelişmeleri Takip Ediyor
- 6 Zindanlarda Bekleyen Tutsaklar
- 7 Sultan Mehmed Hazırlıkları Yerinde İnceliyor
- 8 Gülbahar Hatun ile Gevherhan Sultan’ın Saray Görüşmesi
- 9 Karaman Sarayı’ndaki Görüşmeler
- 10 Münşi Tahrani’nin Bulunduğu Hat Daha Tehlikeli Hale Geliyor
- 11 Gece Operasyonu Yangınla Sonuçlanıyor
- 12 Uzun Hasan’ın Üzerindeki Baskı Artıyor
- 13 Şehzade Selim İçin Yapılan Hazırlık
- 14 Gedik Ahmed Paşa ve Bali Bey İçin Tehlike Büyüyor
- 15 Gedik Ahmed Paşa Divan-ı Mezalim’e Çıkarılıyor
- 16 Mirza Maksud Kütüğün Başına Getiriliyor
- 17 Sultan Mehmed İslambol’da Kararını Şekillendiriyor
- 18 Finalden Önce Hikaye Vatikan’a Taşınıyor
- 19 Bölüm Son Kez Sultan Mehmed’e Dönüyor
- 20 Önemli Olaylar
- 21 Mehmed: Fetihler Sultanı 86. Bölüm Finalinde Ne Oldu?
Sultan Mehmed, Savcu Bey Meselesini Divana Taşıyor
- bölümün ana hikayesi İslambol’daki sarayda başlıyor. Sultan Mehmed, devlet erkanıyla yaptığı görüşmede Saruca Paşa’ya yönelik saldırının ardından ortaya çıkan durumu ele alıyor.
Akkoyunlu Başveziri Savcu Bey, Saruca Paşa’nın canına kastetmekle suçlandığı için Osmanlı’nın elinde bulunuyor. Sarayda yapılan görüşmelerde olayla bağlantılı belgeler ve delil niteliği taşıyan nesneler incelenirken Sultan Mehmed meselenin yalnızca görünen kısmıyla yetinmiyor.
Saruca Paşa’nın hedef alınması, Osmanlı ile Akkoyunlu arasındaki mevcut gerilimi daha da tehlikeli hale getiriyor. Savcu Bey’in durumu da bu nedenle yalnızca bir tutukluluk meselesi olmaktan çıkıyor. Verilecek karar iki devlet arasındaki ilişkileri doğrudan etkileyebilecek bir noktaya geliyor.
Sultan Mehmed’in divandaki tavrı, meseleyi aceleyle sonuçlandırmak yerine saldırının ardındaki bağlantıların ortaya çıkarılmasını istediğini gösteriyor.
Tebriz’de Uzun Hasan ile Töre Bey Karşı Karşıya Geliyor
İslambol’daki gelişmelerin ardından hikaye Akkoyunlu tarafına geçiyor.
Uzun Hasan ile Töre Bey arasında sert bir görüşme yaşanıyor. Töre Bey, yaşananların görünen yüzünün arkasında başka bir gerçek olabileceğini dile getirirken Uzun Hasan bu yaklaşımı sert biçimde karşılıyor.
İki isim arasındaki konuşma ilerledikçe gerilim açıkça yükseliyor. Uzun Hasan, kendi kararlarının ve değerlendirmelerinin sorgulanmasına tepki gösteriyor. Töre Bey ise karşısındaki kişinin hükümdar olmasına rağmen düşüncesini söylemekten geri durmuyor.
Bu sahne, Akkoyunlu sarayında herkesin yaşananlara aynı açıdan bakmadığını gösteren önemli gelişmelerden biri oluyor.
Bölüm boyunca Töre Bey’in şüpheleri ile Uzun Hasan’ın giderek sertleşen tutumu birkaç kez yeniden gündeme geliyor.
Kurtçu Doğan’ın Bulunduğu Yeniçeri Ocağında Hareketlilik
Hikaye yeniden Osmanlı tarafına döndüğünde Yeniçeri Ocağı’nda Kurtçu Doğan ön plana çıkıyor. Yeniçerilerin düzen halinde beklediği avluda yapılan görüşmeler, İslambol’daki askeri hareketliliğin de devam ettiğini gösteriyor.
Kurtçu Doğan hem askerler hem de çevresindeki isimlerle görüşürken ocaktaki disiplin ve hazırlık dikkat çekiyor.
Saraydaki siyasi araştırmayla eş zamanlı olarak Osmanlı’nın askeri kanadında da bekleyiş sürüyor. Sultan Mehmed henüz kesin hükmünü vermemiş olsa da yaşananların daha büyük bir çatışmaya dönüşebileceği ihtimali bölüm boyunca hissediliyor.
Saruca Paşa Ağır Yaralı Halde
Saruca Paşa ise saldırının ardından yatağında görülüyor.
Saruca’nın durumu bölümün önemli meselelerinden biri haline geliyor. Yanına gelen Osmanlı görevlileriyle yapılan görüşmeler sırasında Saruca Paşa’nın henüz toparlanamadığı açık biçimde görülüyor.
Sultan Mehmed açısından Saruca’ya yapılan saldırının kim tarafından ve ne amaçla gerçekleştirildiğinin ortaya çıkarılması büyük önem taşıyor. Çünkü saldırının hemen ardından Akkoyunlu elçisi Savcu Bey’in suçlanması, iki devletin doğrudan karşı karşıya gelmesine yol açabilecek nitelikte.
Bölüm ilerledikçe Saruca Paşa’nın saldırıya uğraması ile Tebriz’deki Osmanlı heyetinin başına gelenlerin birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini gösteren sahneler artıyor.
Töre Bey Sahadaki Gelişmeleri Takip Ediyor
Bölüm ormanlık alandaki sahnelere geçtiğinde Töre Bey yeniden görülüyor.
Silahlı Türkmenlerin bulunduğu bölgede yapılan görüşmeler, Tebriz sarayındaki tartışmanın yalnızca saray duvarları içinde kalmadığını ortaya koyuyor. Töre Bey farklı gruplarla temas kurarken sahadaki gelişmeleri anlamaya çalışıyor.
Bir noktada savaşçılar bir araya gelerek topluca dua ediyor. Daha sonra grup yeniden hareket ediyor.
Bu sahneler sırasında tarafların doğrudan büyük bir savaşa girişmesinden çok, birbirlerinin hareketlerini takip ettiği ve yaklaşan gelişmelere hazırlandığı görülüyor.
Zindanlarda Bekleyen Tutsaklar
Bölümün farklı noktalarında zindan ve hücre sahnelerine dönülüyor.
Tutuklu bulunan kişiler muhafızların gözetiminde tutulurken, dışarıdaki siyasi mücadelenin sonuçları doğrudan onların hayatını etkiliyor. İslambol’da Savcu Bey’in durumu tartışılırken Tebriz tarafında da Osmanlı heyeti giderek daha büyük bir tehlikenin içine çekiliyor.
Bu paralel kurgu, iki devletin de karşı tarafın adamlarını elinde bulundurduğu kritik bir denge oluşturuyor.
Sultan Mehmed Hazırlıkları Yerinde İnceliyor
Saray görüşmelerinin ardından Sultan Mehmed üretim yapılan büyük bir atölyeye gidiyor.
Burada ateşin başında çalışan ustalar, dövülen metaller ve hazırlanan askeri malzemeler görülüyor. Sultan Mehmed çalışmaları doğrudan yerinde takip ediyor.
Atölyedeki üretim yalnızca arka planda gösterilen bir ayrıntı olarak kalmıyor. Bölümde Osmanlı’nın Roma hedefinin devam ettiği ve bunun için hazırlıkların sürdüğü açık biçimde korunuyor.
Sultan Mehmed’in önünde bir tarafta Roma yolculuğu için hazırlıklar bulunurken diğer tarafta doğuda Uzun Hasan’la çıkabilecek yeni bir savaş tehlikesi beliriyor.
Bu nedenle Saruca saldırısının ve Tebriz’deki gelişmelerin sonucu, Mehmed’in daha büyük planlarını da doğrudan ilgilendiriyor.
Gülbahar Hatun ile Gevherhan Sultan’ın Saray Görüşmesi
Saraydaki gelişmeler yalnızca divan ve askerlerle sınırlı kalmıyor.
Gülbahar Hatun ile Gevherhan Sultan saray avlusunda bir araya geliyor. İkili arasında uzun bir görüşme yaşanıyor. Böylece Osmanlı hanedanının kadınları da giderek büyüyen siyasi gelişmelerin gölgesinde bölümde yer alıyor.
Gülbahar Hatun ile Gevherhan Sultan’ın sahnesi, peş peşe gelen askeri ve siyasi gelişmeler arasında sarayın iç dünyasına geçiş sağlıyor.
Bölümde bundan başka saray kadınlarının ve hanedan çevresinin bulunduğu çeşitli sahneler de gösteriliyor. Ancak olayların ana ağırlığı yeniden Sultan Mehmed ile Akkoyunlu cephesine dönüyor.
Karaman Sarayı’ndaki Görüşmeler
Hikaye bir süre sonra Ermenek’teki Karaman Sarayı’na taşınıyor.
Buradaki görüşmeler, Osmanlı-Akkoyunlu geriliminin yanında Anadolu’daki diğer siyasi bağlantıların da hikayeden kopmadığını gösteriyor. Saray içindeki konuşmaların ardından bölüm yeniden İslambol’a ve Sultan Mehmed’in bulunduğu merkeze dönüyor.
Sultan Mehmed’in çevresindeki devlet adamlarıyla yaptığı değerlendirmeler devam ederken doğudan gelecek haberin önemi giderek artıyor.
Münşi Tahrani’nin Bulunduğu Hat Daha Tehlikeli Hale Geliyor
Tebriz cephesindeki olayların arka planında Münşi Tahrani önemli bir konumda bulunuyor.
Gedik Ahmed Paşa, Malkoçoğlu Bali Bey ve beraberlerindeki Osmanlı akıncıları Tebriz’de çok zor bir duruma sürükleniyor. Osmanlı heyeti, iki devlet arasındaki savaşı engellemek amacıyla gönderilmiş olmasına rağmen olaylar onları tam tersine çatışmanın merkezine getiriyor.
Münşi Tahrani’nin etrafında gelişen hareketlilik ve Osmanlı heyetine yönelik hamleler, Uzun Hasan’ın önüne getirilecek tablonun giderek değişmesine yol açıyor.
Bu sırada İslambol’da da Savcu Bey’in Saruca Paşa saldırısındaki rolünün sorgulanması devam ediyor.
Böylece Sultan Mehmed’in elinde Uzun Hasan’ın elçisi, Uzun Hasan’ın elinde ise Sultan Mehmed’in gönderdiği Osmanlı heyeti bulunuyor.
Gece Operasyonu Yangınla Sonuçlanıyor
Bölümün orta kısmından sonra olaylar gecenin karanlığında daha hareketli hale geliyor.
Silahlı kişiler sokaklarda ve kapalı mekanlarda harekete geçerken gizli görüşmeler yapılıyor. Bir grup arasında başlayan mücadele kısa süre içinde fiziksel çatışmaya dönüşüyor.
Ardından kapalı mekanlardan birinde ateş çıkarılıyor.
Başlangıçta küçük olan alevler kısa sürede çevredeki eşyalara sıçrıyor. Yangın büyüdükçe mekan tamamen ateşin etkisi altına giriyor.
Bu sahneyle birlikte taraflar arasındaki mücadelenin artık yalnızca diplomatik görüşmelerle sınırlı olmadığı açıkça görülüyor.
Uzun Hasan’ın Üzerindeki Baskı Artıyor
Tebriz’e yeniden dönüldüğünde Uzun Hasan’ın çevresindeki görüşmeler devam ediyor.
Töre Bey başta olmak üzere Akkoyunlu tarafındaki farklı isimlerin değerlendirmeleri sürerken Uzun Hasan’ın Osmanlı heyeti hakkında vereceği karar giderek daha önemli hale geliyor.
Töre Bey, yaşananların ardında başka bir hesap olabileceğine ilişkin tutumunu koruyor. Uzun Hasan ise kendi hakimiyet alanında meydana gelen olaylara karşı çok daha sert bir çizgi izliyor.
İki taraf arasında geçen konuşmalar, Osmanlı ile Akkoyunlu’nun doğrudan savaşa sürüklenebileceği tehlikeyi daha görünür hale getiriyor.
Şehzade Selim İçin Yapılan Hazırlık
Bölümün daha sakin fakat dikkat çekici sahnelerinden birinde Şehzade Selim gündeme geliyor.
Deniz kıyısındaki askeri hazırlıklarla birlikte Selim’in gelişi konuşuluyor. Topların ve kıyıdaki çalışmaların yer aldığı görüntüler, Osmanlı’nın deniz tarafındaki hazırlıklarının sürdüğünü gösteriyor.
Bölümün ana gerilimi Tebriz ve İslambol arasında devam etse de Sultan Mehmed’in büyük sefer planının tamamen durmadığı bu sahnelerle bir kez daha gösteriliyor.
Gedik Ahmed Paşa ve Bali Bey İçin Tehlike Büyüyor
Tebriz’de Osmanlı heyetinin durumu giderek ağırlaşıyor.
Gedik Ahmed Paşa ile Malkoçoğlu Bali Bey’in beraberindeki akıncılarla birlikte hareket alanı daralıyor. Taraflar arasındaki gerginlik daha sonra sokaklarda açık çatışmaya dönüşüyor.
Kılıçların çekildiği mücadelede çok sayıda savaşçı karşı karşıya geliyor. Yakın dövüşün yaşandığı anlarda taraflardan bazıları yere düşerken çatışmanın şiddeti giderek artıyor.
Bir kadın da mücadele sırasında silahlı bir kişinin eline geçiyor ve bıçak tehdidi altında tutuluyor. Çatışma devam ederken farklı gruplar sokakların çeşitli noktalarında birbirine saldırıyor.
Bu gelişmelerin ardından Osmanlı heyetinin meselesi Uzun Hasan’ın sarayına taşınıyor.
Gedik Ahmed Paşa Divan-ı Mezalim’e Çıkarılıyor
Bölümün son kısmının en önemli gelişmelerinden biri Tebriz’deki büyük saray avlusunda yaşanıyor.
Uzun Hasan’ın huzurunda geniş katılımlı bir Divan-ı Mezalim kuruluyor. Saray mensupları, askerler ve Akkoyunlu ileri gelenlerinin önünde Gedik Ahmed Paşa ile Osmanlı tarafındaki isimlerin durumu ele alınıyor.
Gedik Ahmed Paşa ve Malkoçoğlu Bali Bey, savaşı engellemek amacıyla çıktıkları yolun sonunda kendilerini yargılanma tehlikesiyle karşı karşıya buluyor.
Uzun Hasan’ın önündeki mesele yalnızca birkaç Osmanlı askerinin yaptıklarıyla sınırlı değil. Karasu’da başlayan olaylar, elçilere yönelik saldırılar ve iki tarafta da tutulan devlet adamları artık Osmanlı ile Akkoyunlu arasındaki ilişkileri belirleyecek noktaya gelmiş durumda.
Töre Bey ise yaşananların arkasında başka bir hesap bulunduğuna yönelik şüphesini tamamen bırakmıyor.
Mirza Maksud Kütüğün Başına Getiriliyor
Divan-ı Mezalim sahnelerinin ardından bölüm çok daha beklenmedik bir noktaya ulaşıyor.
Uzun Hasan’ın oğlu Mirza Maksud muhafızların arasında öne getiriliyor. Maksud’un başındaki başlık çıkarılıyor ve genç mirzanın başı büyük bir ahşap kütüğün üzerine yerleştiriliyor.
Bu noktada sahnenin havası tamamen değişiyor.
Mirza Maksud’un annesi Despina Hatun öne çıkarak Uzun Hasan’ın karşısına geliyor. Despina’nın Maksud için müdahale ettiği görülürken saraydaki diğer isimler de yaşananları izliyor.
Uzun Hasan önce eliyle müdahaleyi durdurur biçimde bir hareket yapıyor. Ardından Despina Hatun ile karşı karşıya geliyor.
Görüşmenin ardından Uzun Hasan kılıcını çekiyor.
Mirza Maksud hala kütüğün üzerinde tutulurken Uzun Hasan elindeki kılıçla onun yanına geliyor. Despina Hatun ise birkaç adım ötede yaşananları izliyor.
Sahne doğrudan bir infaz beklentisi yaratacak biçimde kuruluyor.
Ancak burada çok önemli bir ayrıntı bulunuyor: 86. bölümde Mirza Maksud’un öldürüldüğünü kesinleştiren görüntü gösterilmiyor.
Uzun Hasan’ın kılıcı çektiği ve Maksud’un başının kütük üzerinde bulunduğu görülüyor; fakat kılıcın ölümcül biçimde Maksud’a indiği, kan aktığı veya Maksud’un öldüğü gösterilmiyor.
Bu nedenle bölüm özeti açısından “Uzun Hasan Mirza Maksud’u öldürdü” demek doğru değil. 86. bölüm, Maksud’un akıbetini bu sahnede kesin biçimde sonuçlandırmadan başka bir gelişmeye geçiyor.
Sultan Mehmed İslambol’da Kararını Şekillendiriyor
Tebriz’deki son derece gergin sahnelerin ardından yeniden Sultan Mehmed’e dönülüyor.
Mehmed, devlet adamlarının bulunduğu sarayda gelişmeleri değerlendiriyor. Elinde taşıdığı hükümdarlık alametlerinden biriyle çevresindekilere hitap ederken bölümdeki iki ana merkez arasındaki fark yeniden ortaya konuyor.
Bir tarafta Uzun Hasan’ın sarayındaki yargılama ve cezalandırma süreci bulunurken diğer tarafta Sultan Mehmed Saruca saldırısının gerçek faillerini ortaya çıkarmaya ve daha büyük oyunun izini sürmeye devam ediyor.
Mehmed’in asıl hedefi olan Roma da tamamen unutulmuyor.
Finalden Önce Hikaye Vatikan’a Taşınıyor
- bölümün son dakikalarında beklenmedik biçimde Vatikan’a geçiliyor.
Silahlı bir heyet Vatikan’daki büyük salona giriyor. Heyet yüksek rütbeli din adamlarının bulunduğu bölüme ilerliyor ve Papa’nın huzuruna çıkıyor.
Salonda kardinaller de bulunuyor.
Heyetin başındaki kişi başlığını çıkararak Papa’nın karşısına geçiyor ve taraflar arasında ciddi bir görüşme başlıyor. Kamera zaman zaman Papa’nın yüzüne, zaman zaman da elindeki yüzüğe ve heyetin tepkilerine odaklanıyor.
Bu kısa fakat önemli sahne, İslambol ile Tebriz arasında yaşanan olayların arkasındaki Avrupa ve Papalık bağlantısının bölüm sonunda yeniden gündeme getirildiğini gösteriyor.
Bölüm Son Kez Sultan Mehmed’e Dönüyor
Vatikan sahnesinin ardından 86. bölümün son görüntüleri yeniden İslambol’da geçiyor.
Sultan Mehmed sarayda devlet adamlarıyla birlikte bulunuyor. Çevresindeki isimlerin yüzleri tek tek gösterildikten sonra kamera yeniden Mehmed’e dönüyor.
Son yakın plan Sultan Mehmed’e ait oluyor.
Ardından ekrana “86. Bölüm Sonu” yazısı geliyor ve bölüm tamamlanıyor.
Önemli Olaylar
- Saruca Paşa ağır yaralı halde yaşam mücadelesini sürdürürken Sultan Mehmed saldırının arkasındaki isimleri araştırdı.
- Akkoyunlu Başveziri Savcu Bey, Saruca Paşa’nın canına kastetmekle suçlanarak İslambol’da tutuldu.
- Uzun Hasan ile Töre Bey, Karasu’da başlayan olayların gerçek nedeni konusunda sert biçimde karşı karşıya geldi.
- Kurtçu Doğan’ın bulunduğu Yeniçeri Ocağı’nda askeri hareketlilik devam etti.
- Sultan Mehmed Osmanlı’nın askeri üretim ve sefer hazırlıklarını yerinde inceledi.
- Münşi Tahrani’nin kurduğu düzen içinde Gedik Ahmed Paşa, Malkoçoğlu Bali Bey ve Osmanlı akıncıları Tebriz’de zor durumda kaldı.
- Sokaklarda büyük bir silahlı çatışma yaşandı.
- Gedik Ahmed Paşa ve beraberindekilerin meselesi Uzun Hasan’ın Divan-ı Mezalim’ine taşındı.
- Gülbahar Hatun ile Gevherhan Sultan saray avlusunda bir araya geldi.
- Şehzade Selim’in gelişi deniz ve top hazırlıklarıyla birlikte gündeme geldi.
- Uzun Hasan’ın oğlu Mirza Maksud kütüğün başına getirildi.
- Despina Hatun, oğlu Maksud için Uzun Hasan’ın karşısına çıktı.
- Uzun Hasan kılıcını çekti ancak Mirza Maksud’un öldürüldüğü açık biçimde gösterilmedi.
- Son dakikalarda hikaye Vatikan’a taşındı.
- Bölüm Sultan Mehmed’in saraydaki yakın plan görüntüsüyle sona erdi.
Mehmed: Fetihler Sultanı 86. Bölüm Finalinde Ne Oldu?
Mehmed: Fetihler Sultanı 86. bölüm finaline doğru en büyük gerilim Tebriz’de yaşandı.
Uzun Hasan’ın sarayında yapılan toplantının ardından oğlu Mirza Maksud muhafızlar tarafından ortaya getirildi. Maksud’un başlığı çıkarıldı ve başı ahşap kütüğün üzerine yatırıldı.
Oğlunun karşı karşıya kaldığı durumu gören Despina Hatun, Uzun Hasan’ın karşısına çıktı. Despina’nın doğrudan müdahil olduğu sahne uzun süre konuşma ve bekleyiş üzerinden ilerledi.
Uzun Hasan bir noktada elini kaldırarak çevresindekileri durdurdu. Daha sonra kılıcını çekti ve kütükte tutulan Maksud’un yanına geldi.
Bölüm burada özellikle izleyiciyi Mirza Maksud’un infaz edileceği düşüncesine yönelten bir kurgu kullandı.
Fakat kılıcın Maksud’a indirildiği açık biçimde gösterilmedi. Maksud’un öldüğünü kanıtlayan bir görüntü de verilmedi. Dolayısıyla 86. bölümün sonunda Mirza Maksud’un ölümü kesinleşmiyor.
Tebriz’deki bu sahneden sonra İslambol’a dönüldü ve Sultan Mehmed yeniden devlet adamlarıyla birlikte gösterildi.
Daha sonra bölümün son sürpriz gelişmesi geldi ve hikaye Vatikan’a taşındı. Silahlı bir heyet Papa’nın huzuruna çıktı. Kardinallerin de bulunduğu salonda başlayan görüşme, Osmanlı-Akkoyunlu geriliminin dışındaki daha büyük siyasi hattın hala aktif olduğunu ortaya koydu.
Ancak bölüm Vatikan görüntüsüyle bitmedi.
Son kez İslambol’a dönüldü. Sultan Mehmed saraydaki devlet adamlarının ortasında görüntülendi. Kamera Mehmed’in yüzüne yaklaşırken sahne karardı ve “86. Bölüm Sonu” yazısı ekrana geldi.
Böylece 86. bölüm; Saruca Paşa saldırısının arkasındaki hesap, Savcu Bey’in durumu, Gedik Ahmed Paşa ve Bali Bey’in Tebriz’deki akıbeti, Mirza Maksud’un kütük başında bırakılan kaderi ve Vatikan’daki yeni hareketlilik gibi birden fazla önemli gelişmeyi bir sonraki bölüme taşıyarak sona erdi.

