Esra Erol’da programının 30 Eylül 2026 tarihli bölümünde birbirinden farklı aile, kayıp ve evlilik dosyaları ele alındı. Dilber Hayri’nin 18 Eylül’den bu yana devam eden kaybıyla başlayan programda Aysun’un evliliği, dört aydır haber alınamayan 20 yaşındaki Mürvet Ural, Songül ile Haydar arasındaki karşılıklı suçlamalar ve Sinem-Ahmet dosyası gündeme geldi. Yayının son bölümünde ise Mahmut Kapıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili iddialara dönüldü ve ekip Sakarya’da Hülya Kapıcıoğlu’nun bulunduğu belirtilen adrese giderek kapısını çaldı.
Bölümü izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.
Dilber Hayri 18 Eylül’den Beri Nerede?
Programın ilk ana dosyasında 18 Eylül’den beri kayıp olduğu belirtilen Dilber Hayri ele alındı. Ekrana verilen bilgiye göre Dilber, “çöp atmaya” diyerek evden çıktı ancak geri dönmedi.
Stüdyoda Dilber’in eşi Savaş ile aileden genç bir kadın yer aldı. Konuşmalar boyunca özellikle Hakan Meydan ismi üzerinde duruldu. Savaş, ekrana yansıyan ifadelerde eşinin isteğiyle Hakan’ın yanında işe girdiğini anlattı.
Savaş’ın Dilber’e ilişkin sözleri sırasında, eşine istediği hayatı yaşatamadığını düşündüğünü belirten ifadeler de ekrana geldi. Bir başka bölümde ise eşine her baktığında yeniden aşık olduğunu söylediği görüldü.
Dosyada yalnızca Dilber’in kaybolduğu gün değil, kaybolmasından önce yaşandığı belirtilen bazı gelişmeler de sorgulandı. Genç kadın, annesinin sürekli telefonla ilgilendiğini söylerken, Dilber’in Hakan’ın evine temizlik için gideceği yönündeki bilgi de gündeme getirildi.
Programda dikkat çeken başlıklardan biri de Dilber’in sosyal medya üzerinden medyumlarla yazıştığına ilişkin iddialardı. Ekrana yansıyan ifadelerde Dilber’in bir medyumdan “kendine bağlama sihiri” istediği ve Hakan Meydan’la ilgili konuşmalar yaptığı öne sürüldü.
Bu bölümde Dilber’in nerede olduğuna ilişkin kesin bir sonuç açıklanmadı. Kaybın arkasındaki nedenler, Hakan Meydan’la ilişkisinin niteliği ve sosyal medya yazışmalarının dosyayla bağlantısı sorgulanmaya devam etti.
Aysun: “Kayınvalidem Kocamı Gün Arkadaşıyla Tanıştırdı”
Programın ikinci ana başlığında Aysun’un aile ve evlilik sorunları ele alındı. Aysun, iki çocuğuyla ortada kaldığını söylerken eşi Mehmet Emin Ok ile Rabia Dikmen arasındaki ilişki hakkında dikkat çekici iddialarda bulundu.
Ekrana yansıyan ifadelerde Aysun, kayınvalidesinin eşini kendi gün arkadaşıyla tanıştırdığını ileri sürdü. Mehmet Emin Ok ve Rabia Dikmen’in fotoğrafları da yayın boyunca ekrana getirildi.
Aysun’un anlatımına göre eşi, üç çocuk annesi Rabia Dikmen’in yanındaydı. Aysun, eşinin kendisine para karşılığında Polonyalı bir kadınla evlenme teklifinde bulunduğunu da iddia etti. Programda bu kişinin kayınvalidesinin arkadaşı olduğuna ilişkin bir başka iddia daha gündeme geldi.
Tartışmanın devamında Aysun, Rabia’nın resmi nikahlı eşine “kocam” dediğini söyledi. Ayrıca Rabia Dikmen’in engelli çocuğuna ait aracı kullandığını ileri sürdü.
Aysun’un yakınlarından olduğu anlaşılan kadınlar da stüdyoda söz aldı. Konuşmalarda aile içindeki anlaşmazlığın yalnızca Aysun ile eşi arasında kalmadığı, geniş aile üyelerinin de tartışmaya dahil olduğu görüldü.
Bu dosya da program içerisinde kesin bir uzlaşmayla sonuçlanmadı. Aysun’un eşine ve Rabia Dikmen’e yönelik iddiaları programda tartışıldıktan sonra bir sonraki konuya geçildi.
20 Yaşındaki Mürvet Ural Dört Aydır Kayıp
Yaklaşık programın ilk yarım saatinin ardından gündeme 20 yaşındaki Mürvet Ural’ın kaybı geldi. Mürvet’in dört aydır kayıp olduğu belirtildi.
Stüdyodaki babası, kızının Aynur Abdullahoğlu ve İlknur isimli bir kişinin yanında tutulduğunu düşündüğünü öne sürdü. Bu ifadeler program boyunca iddia olarak ele alındı.
Baba, kızının kaybolmasından yaklaşık 15 gün sonra kendisine “Baba beni kurtar” şeklinde bir mesaj ulaştığını söyledi. Daha sonraki süreçte Mürvet’in telefon numarasından para talep edildiğini ileri sürdü.
Mürvet’i bulabilmek amacıyla birden fazla kez para gönderdiğini anlatan baba, gönderilen paraların Erzurum’un Şükrüpaşa bölgesinde çekildiğini söyledi. Programda ayrıca parayı Aynur’un çektiğine dair bir iddia ekrana getirildi.
Babanın Aynur hakkında çok daha ağır bir iddiası da yayınlandı. Aynur’un bir “şebeke lideri” olduğunu ileri süren baba, kızının kaybolmasının bu kişilerle bağlantılı olduğunu savundu. Ancak programda bu iddiaların kesinleştiğine dair bir bilgi verilmedi.
Mürvet Ural’ın nerede olduğuna ilişkin bölüm içerisinde kesin bir gelişme açıklanmadı.
Songül ve Haydar Aylar Sonra Karşı Karşıya
Programın en uzun bölümlerinden biri Songül Gökhan ile Haydar arasındaki evlilik tartışmasına ayrıldı.
Haydar stüdyoya gelerek karısı nedeniyle kendi evine giremediğini ve sokakta kaldığını söyledi. Haydar’ın anlatımına göre çift sosyal medya üzerinden tanışmış ve tanışmalarından yaklaşık bir hafta sonra evlenmişti. Evliliğin yaklaşık sekiz ay önce gerçekleştiği ifade edildi.
Songül’ün de stüdyoya gelmesiyle birlikte taraflar aylar sonra yüz yüze geldi.
Songül, Haydar’ın kendisine mesleğiyle ilgili doğru bilgi vermediğini öne sürdü. Ekrandaki ifadelerde Haydar’ın kendisini “müdür” olarak tanıttığını, daha sonra tır şoförü olduğunu öğrendiğini söyledi. Songül, Haydar’ın yalanlarına kandığını da dile getirdi.
Haydar ise evliliklerinin başından itibaren ciddi sorunlar yaşandığını savundu. Evlendikleri gün dahi Songül’ün kendisine şiddet uyguladığını öne sürdü. İlerleyen dakikalarda Songül’ün kendisine kesici bir aletle saldırdığı şeklinde çok daha ağır bir iddiada bulundu. Bu ifadeler programda Haydar’ın iddiaları olarak aktarıldı.
Tartışma sırasında Songül de Haydar’a yönelik sert açıklamalar yaptı. İkilinin birbirini sürekli yalan söylemekle suçladığı görüldü.
Evdeki Dağınıklık ve Temizlik Tartışması
Songül-Haydar dosyasında çiftin birlikte yaşadığı evin durumu da konu edildi. Evden olduğu belirtilen görüntüler ekrana getirildi.
Haydar, evin temizlenmediğini ve evde ciddi bir dağınıklık bulunduğunu ileri sürdü. Songül ise görüntülerdeki dağınıklığın sorumlusunun Haydar olduğunu savundu.
Haydar ayrıca Songül’ün arkadaşlarıyla çok zaman geçirdiğini ve çocuklarla ilgili sorumluluklarını yerine getirmediğini iddia etti. Songül ise bu suçlamaları kabul etmedi.
Eski Eş ve Çocuklar da Tartışmaya Dahil Oldu
İkilinin tartışmasında Haydar’ın önceki evliliği de gündeme geldi. Programda Songül’ün Haydar’ın eski eşini aradığına ilişkin bir ifade ekrana geldi.
Songül ise Haydar’ın kendi çocuğunun evlerinde kalmasını istemediğini ileri sürdü.
Haydar’ın Songül’e yönelik “kötü bir anne”, “çift karakterli” ve “iki lafından biri yalan” şeklindeki sert suçlamaları ekrana yansırken, bunların Haydar’ın kişisel iddiaları olduğu açık biçimde görüldü.
Programın ilerleyen dakikalarında Haydar, artık kendi evine giremediğini ve bir caminin bankında yattığını söyledi. Yayında cami yakınında olduğu belirtilen bir bankın görüntüsü de gösterildi.
Taraflar arasında uzun süren tartışmaya rağmen bu bölümde kesin bir uzlaşma veya hukuki sonuç açıklanmadı.
Sinem Kendini Doktor Olarak mı Tanıttı? Ahmet’in Abisi Avni de Stüdyoya Geldi
Programın sonraki bölümünde Sinem ve Ahmet’in içinde bulunduğu aile dosyasına geçildi. Konunun başlangıcında 29 Eylül tarihli önceki yayından görüntüler gösterildi.
Bu görüntülerde Sinem’in tanışma sırasında kendisini doktor olarak tanıttığı, hatta doktor önlüğüyle geldiği yönündeki iddialar yeniden hatırlatıldı. Önceki yayında Sinem’in eşi olduğu belirtilen Caner’in canlı yayına bağlandığı ve Sinem’in doktor olmadığı yönünde açıklamalar yapıldığı da ekrana geldi.
30 Eylül’deki stüdyo bölümünde Ahmet’in abisi Avni de yer aldı. Avni, kardeşine “Biz senin iyiliğini istiyoruz” mesajını verdi.
Aile üyeleri, Sinem’in hayatıyla ilgili anlattığı pek çok şeyin doğru olmadığını iddia etti. Sinem’in ailesinden hiç kimseyle tanışmadıklarını söyleyen yakınları, doktorluk dışında farklı mesleklerle ilgili anlatılanları da sorguladı.
Üç Aylık Bebek Üzerinden Soybağı Tartışması
Dosyanın en hassas noktalarından biri üç aylık bebekle ilgili tartışmaydı. Programda Sinem ve Ahmet’in bebekle birlikte sokakta yaşadıkları yönünde bilgi ekrana geldi.
Avni, bebeğin kardeşi Ahmet’in çocuğu olmadığı yönünde açık bir iddiada bulundu. Bunun ardından çocuğun soybağı üzerinden karşılıklı suçlamalar yaşandı.
Ahmet’in annesi Nurten de tartışmaya katılarak Sinem’in oğlunu kendisine bağımlı hale getirdiğini ileri sürdü. Aile, Ahmet’i eve dönmeye ikna etmeye çalışırken Sinem’in Ahmet üzerindeki etkisini sorguladı.
Sinem cephesi ile Ahmet’in ailesi arasındaki anlaşmazlık bölüm boyunca devam etti. Bebeğin babalığına ilişkin ileri sürülen iddiaların program içinde kesin bir resmi sonuçla doğrulandığı gösterilmedi.
Mahmut Kapıcıoğlu’nun Ölümü Yeniden Gündemde: “İntihar mı, Cinayet mi?”
Yayının son bölümünde programın en dikkat çekici dosyalarından biri olan Mahmut Kapıcıoğlu’nun ölümü yeniden gündeme getirildi.
Programda Mahmut Kapıcıoğlu’nun ölümü için “intihar mı, cinayet mi?” sorusu sorulurken, Hülya Kapıcıoğlu ile Abdülkadir Üzümlaz arasındaki ilişki konusunda çeşitli iddialar tartışıldı.
Stüdyoda Mahmut’un kızları Saniye ve Yasemin yer aldı. Kızlar anneleri Hülya’ya yönelik çok ağır suçlamalarda bulundu. Hülya’nın çok iyi yalan söyleyebildiğini ileri süren kızları, babalarının ölümünden annelerini sorumlu tuttuklarını söyledi.
Program boyunca kullanılan “Babam Hülya yüzünden öldü”, “Babamın katili Hülya” ve “Abdülkadir’le bir olup babamı öldürdünüz” şeklindeki ifadeler, kızların suçlamaları olarak ekrana getirildi. Bu iddiaların program içerisinde bir mahkeme kararı veya resmi soruşturma sonucu olarak doğrulandığına dair bilgi verilmedi.
Hülya’nın Verdiği İlk Adresin Yanlış Olduğu Açıklandı
Yayının son dakikalarında önemli bir canlı yayın bağlantısı gerçekleştirildi.
Esra Erol, Hülya’nın daha önce verdiği ilk adresin doğru çıkmadığını açıkladı. Bunun ardından program ekibinin Sakarya’da Hülya’nın bulunduğu belirtilen yeni bir adrese ulaştığı gösterildi.
Muhabir apartmana girerek Hülya’nın yaşadığı belirtilen dairenin kapısına kadar çıktı ve kapıyı çalmaya başladı.
Stüdyoda Hülya’ya “Suçlu değilsen aç kapıyı” şeklinde çağrılar yapılırken, kapının uzun süre açılmadığı görüldü.
Komşudan Abdülkadir ve Hülya Hakkında Yeni İddialar
Canlı yayın devam ederken Hülya Kapıcıoğlu’nun komşusu olduğu belirtilen bir kişi programa ulaştı.
Komşunun ifadeleri ekrana “Abdülkadir ile Hülya sevgili olabilir” şeklinde yansıtıldı. Ayrıca Abdülkadir’in Hülya’nın evine girip çıktığı ve zaman zaman oğullarıyla birlikte geldiği iddia edildi.
Stüdyodaki Saniye ve Yasemin de bu gelişmeler üzerine anneleri Hülya ile Abdülkadir arasında ilişki bulunduğu yönündeki iddialarını sürdürdü.
Ancak Hülya’nın kapıyı açtığı veya canlı yayına bağlanarak suçlamalara cevap verdiği bir sahne gösterilmedi.
Önemli Olaylar
- Dilber Hayri’nin 18 Eylül’den beri kayıp olduğu ve Hakan Meydan’la bağlantısının sorgulandığı dosya yeniden ele alındı.
- Dilber’in sosyal medya üzerinden medyumlarla yazıştığına ilişkin iddialar gündeme geldi.
- Aysun, kayınvalidesinin eşi Mehmet Emin Ok’u Rabia Dikmen’le tanıştırdığını iddia etti.
- 20 yaşındaki Mürvet Ural’ın dört aydır kayıp olduğu açıklandı; babası Aynur ve İlknur hakkında suçlamalarda bulundu.
- Songül ile Haydar aylar sonra stüdyoda karşı karşıya geldi ve şiddet, ev, çocuklar ve evlilikleri konusunda birbirlerini suçladı.
- Sinem’in kendisini doktor olarak tanıttığı iddiası ve Ahmet’in ailesinin itirazları tartışıldı.
- Üç aylık bebeğin soybağı konusunda aile içinde ağır iddialar gündeme geldi.
- Mahmut Kapıcıoğlu’nun kızları, Hülya Kapıcıoğlu’nu babalarının ölümüyle ilgili suçladı.
- Program ekibi Sakarya’da Hülya’nın bulunduğu belirtilen adrese giderek canlı yayında kapısını çaldı.
- Bir komşu, Abdülkadir’in Hülya’nın evine girip çıktığı yönünde iddiada bulundu.
Programın Sonunda Ne Oldu?
Esra Erol’da 30 Eylül 2026 yayınının finalinde Mahmut Kapıcıoğlu dosyasına odaklanıldı.
Program ekibi, Hülya Kapıcıoğlu’nun daha önce verdiği adresin doğru çıkmamasının ardından Sakarya’da ulaşılan yeni bir apartmana gitti. Muhabir, Hülya’nın bulunduğu belirtilen dairenin kapısını canlı yayında defalarca çaldı.
Bu sırada stüdyoda Saniye ve Yasemin’in annelerine yönelik suçlamaları devam etti. Komşudan gelen telefonla Abdülkadir’in Hülya’nın evine girip çıktığına dair yeni bir iddia daha gündeme geldi.
Yayın sona erene kadar Hülya Kapıcıoğlu’nun kapıyı açtığı veya canlı yayına çıkarak iddialara cevap verdiği gösterilmedi. Mahmut Kapıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili suçlamalar da program sonunda kesinleşmiş bir sonuçla kapanmadı.
Dilber Hayri ve Mürvet Ural dosyalarında da kayıp kişilerin bulunduğuna ilişkin bir gelişme açıklanmadı.

