Esra Erol’da çarşamba yayını, kayıp dosyalarından sahte doktor iddialarına kadar tam bir kaos hattına dönüştü. Yayının finaline doğru tansiyon Sakarya’daki bir apartman dairesinin kapısında zirve yaptı; şüpheli şekilde ölen Mahmut Kapıcıoğlu’nun eşi Hülya Kapıcıoğlu’nun kapısına dayanan muhabir dakikalarca zile bastı ama içeriden tek ses çıkmadı. Stüdyodaki kızların “Babamın katilisin, çık yüzleş” feryatlarına komşudan gelen “Abdülkadir bu eve sürekli girip çıkıyor” iddiası eklenince şüpheler iyice derinleşti. Sakarya’daki bu gerilimli bekleyiş sürerken stüdyodaki diğer masalarda da birbirinden çarpıcı hesaplaşmalar patlak verdi. 18 Eylül’de “çöp dökmeye gidiyorum” diyerek sırra kadem basan Dilber Hayri dosyasında koca Savaş stüdyoda gözyaşı dökerken, Dilber’in Hakan Meydan’ı kendine bağlamak için medyumlarla büyü yazışmaları yaptığı iddiaları havayı bir anda buz kestirdi. İki çocuğuyla ortada kalan Aysun ise kayınvalidesinin kocasını gün arkadaşı Rabia ile tanıştırdığını, üstüne bir de para karşılığı Polonyalı bir kadınla anlaşmalı evlilik teklif edildiğini öne sürerek aile meclisine ateş püskürdü.
Stüdyodaki fırtına kayıp ve evlilik krizleriyle daha da büyüdü. Dört aydır haber alınamayan 20 yaşındaki Mürvet Ural’ın babası, kızının bir şebeke tarafından tutulduğunu ve “baba beni kurtar” mesajlarının ardından Erzurum’dan çekilen paralarla sürekli haraca bağlandığını anlatırken; sosyal medyada tanışıp bir haftada evlenen Songül ile Haydar canlı yayında saç saça baş başa geldi. “Müdürüm dedi, tır şoförü çıktı” diyen Songül’e karşı Haydar, evlendiği ilk günden beri bıçaklı saldırıya varan şiddet gördüğünü ve karısı yüzünden cami banklarında sabahladığını haykırdı. Kendisini doktor önlüğüyle tanıtıp sahte hekimlik yaptığı öne sürülen Sinem ile Ahmet dosyasında ise sokakta kalan 3 aylık bebeğin soybağı tartışmasıyla aileler birbirine girdi. Yayın, Sakarya’da kapı duvar olan o dairenin önündeki cevapsız bekleyişle, kayıplardan tek bir iz alınamadan gerilim dolu bir belirsizlikle noktalandı.

