Müge Anlı ile Tatlı Sert’in yeni hafta açılışında ekran, ölümcül bir genetik hastalıkla boğuşurken biyolojik babasını arayan genç bir delikanlının feryadından Türkmenistan hattında sırra kadem basan bir kocaya ve yıllardır aydınlatılamayan Elif Merve Yılmaz cinayeti şüphesine kadar uzanan üç sarsıcı dosyayla buz kesti. İzmir Torbalı’dan stüdyoya gelen 18 yaşındaki Hamid Yorulmaz’ın üçüncü evre Akdeniz anemisiyle (Talasemi majör) mücadele ettiğini belirterek hayatta kalmak için acil ilik nakline ihtiyaç duyduğunu ve 19 yaşına girmeden önceki son 6 aylık kritik eşikte olduğunu açıklaması yürekleri dağlarken; 13 yaşında komaya girdiğinde büyüten babasının biyolojik babası olmadığını öğrenen genç adam için Müge Anlı canlı yayında seferberlik başlatıp 17 Şubat 2008 doğumlu Hamid’in babası olabilecek kişileri acilen DNA testine çağırdı. Stüdyodaki bir diğer masada ise Türkmenistan’dan çalışmak için İstanbul’a gelen ve memleketine dönüp 30 Haziran’da kente yeniden ayak bastığı andan itibaren 91 gündür kendisinden haber alınamayan 42 yaşındaki Toyly Akyyev’in şüpheli kaybı araştırılmaya başlandı.
Günün asıl tansiyonu ise 16 yaşındayken kaybolan Elif Merve Yılmaz dosyasında cezaevi telefonları ve korkunç iddiaların havada uçuşmasıyla zirveye tırmandı; cezaevindeki Mikail’in babası Hacı İpek’i arayıp suçsuz olduğunu öne sürmesinin ardından Hacı İpek canlı yayında anne Esin’i suçlayarak kızı eski polis olan üvey babanın kaçırdığını iddia etse de somut bir kanıt ortaya koyamadı. Ancak torun Ceyda’nın ifadelerinde yer alan “Ölüsü de dirisi de başımıza bela oldu” sözleri ile Hacı İpek’e yönelik kazma, kürek ve araç temizleme suçlamalarının stüdyoda yüzleşmeye dönüşmesi havayı bir anda elektriklendirdi; yayın, Hamid için zamanla yarışılan donör çağrısıyla ve Elif Merve dosyasındaki kan donduran soru işaretlerinin ertesi güne devredilmesiyle noktalandı.

