1960’lı yılların sonlarında Amerika Birleşik Devletleri’nin California eyaleti, ülkenin en hareketli bölgelerinden biridir. San Francisco ve çevresindeki şehirlerde gençlik kültürü, toplumsal değişimler ve özgürlük düşüncesi giderek yaygınlaşırken insanların günlük hayatını altüst edecek korkunç bir olaylar zinciri başlamaktadır.
Başlangıçta birbirleriyle bağlantılı olduğu düşünülmeyen cinayetler, kısa süre içerisinde bütün Kuzey California’yı etkisi altına alan büyük bir korkuya dönüşür.
Polis, gazeteciler ve sıradan vatandaşlar, kimliği bilinmeyen bir katilin peşine düşerken olayların arkasındaki gerçekleri ortaya çıkarmak giderek daha zor hale gelir.
Üstelik bu kişi, yalnızca insanları öldürmekle yetinmemektedir.
Gazetelere şifreli mektuplar göndermekte, işlediğini söylediği cinayetlerle övünmekte ve polislerle açıkça alay etmektedir.
Zamanla kendisini Zodiac olarak tanıtan katil, yalnızca kurbanlarının değil, onu yakalamaya çalışan insanların da hayatını değiştirmeye başlayacaktır.
Hikaye, 4 Temmuz 1969 gecesi Vallejo kentinde yaşanan korkunç bir saldırıyla başlar.

Darlene Ferrin, Amerika’nın Bağımsızlık Günü kutlamalarının yapıldığı akşam Michael Mageau ile birlikte zaman geçirmektedir.
İki genç, kalabalık eğlence mekanlarından uzaklaşarak daha sakin bir yerde konuşmaya karar verir.
Darlene, gece boyunca huzursuz davranmaktadır.
Michael, genç kadının neden bu kadar gergin olduğunu anlamakta zorlanır. Üstelik Darlene’nin daha önce tanıdığı biriyle karşılaşmaktan endişelendiğini düşünmektedir.
İkili, Blue Rock Springs Parkı yakınlarında otomobillerini durdurur.
Başlangıçta yalnızca müzik dinlemeyi ve birlikte vakit geçirmeyi planlamaktadırlar.
Ancak kısa süre içerisinde çevrelerinde dolaşan başka bir otomobil dikkatlerini çeker.
Michael, aracın içindeki kişinin Darlene’yi tanıyor olabileceğinden şüphelenmektedir.
Darlene ise otomobilin varlığından rahatsız olmasına rağmen durumu açıklamak istemez.
Bir süre sonra araç uzaklaşır.
İki genç rahatladıklarını düşünürken aynı otomobil yeniden ortaya çıkar.
Aracından inen yabancı adam, Darlene ve Michael’ın bulunduğu otomobile doğru yaklaşır.

Michael, başlangıçta karşısındaki kişinin polis olabileceğini düşünür.
Ancak birkaç saniye içerisinde yaşananlar, gecenin korkunç bir saldırıya dönüşmesine neden olur.
Yabancı adam, hiçbir açıklama yapmadan silahını kullanarak iki gence ateş açar.
Saldırının ardından olay yerinden uzaklaşır.

Kısa süre sonra Vallejo Polis Departmanını arayan kimliği belirsiz bir kişi, park yakınlarında gerçekleştirilen silahlı saldırıyı üstlenir.
Üstelik yalnızca bu olaydan değil, önceki yılın Noel döneminde yaşanan başka bir cinayetten de kendisinin sorumlu olduğunu söylemektedir.
Polis, telefonda verilen bilgileri değerlendirdiğinde son derece rahatsız edici bir durumla karşılaşır.
Çünkü arayan kişi, saldırılar hakkında kamuoyuna açıklanmamış ayrıntıları bilmektedir.
Bu gelişme, iki farklı tarihte yaşanan cinayetler arasında bağlantı bulunabileceği ihtimalini güçlendirir.
25 Aralık 1968’de Lake Herman Road yakınlarında öldürülen David Faraday ve Betty Lou Jensen’in yaşadıkları, yeniden soruşturmanın merkezine yerleşir.
Ancak katilin kimliğine ilişkin somut bir ipucu bulunmamaktadır.
Polis ekipleri, iki olayın benzerliklerini incelerken saldırganın neden genç çiftleri hedef aldığına dair farklı ihtimaller üzerinde durmaya başlar.
Başlangıçta kıskançlık, kişisel husumet veya tesadüfi bir saldırı ihtimalleri değerlendirilmektedir.
Ancak ilerleyen günlerde yaşanan gelişmeler, olayların çok daha karmaşık olduğunu gösterecektir.
Bu sırada San Francisco’da yaşayan Robert Graysmith, San Francisco Chronicle gazetesinde karikatürist olarak çalışmaktadır.
Robert, sessiz, dikkatli ve çevresinde olup bitenlere büyük bir merak duyan genç bir adamdır.
Gazetenin sanat bölümünde görev yapmakta, günlük karikatürler hazırlamakta ve iş arkadaşlarıyla oldukça sınırlı bir iletişim kurmaktadır.
Suç haberleri veya polis soruşturmaları, normal şartlarda onun çalışma alanına girmemektedir.
Ancak Robert’ın diğer insanlardan farklı bir özelliği bulunmaktadır.
Bulmacaları, şifreleri ve çözülmesi zor problemleri büyük bir ilgiyle takip etmektedir.
Bir konunun mantığını anlamak için saatlerce araştırma yapmak, onun için yorucu değil, son derece eğlenceli bir uğraştır.
Bu alışkanlığı, ilerleyen yıllarda hayatının en önemli meselesi haline gelecek soruşturmanın da başlangıcı olur.
1 Ağustos 1969’da San Francisco Chronicle gazetesine gelen gizemli bir mektup, bütün çalışanların dikkatini çeker.
Mektubun yazarı, Vallejo yakınlarında yaşanan cinayetlerin sorumlusu olduğunu söylemektedir.
Üstelik olaylara ilişkin yalnızca polislerin ve saldırganın bilebileceği ayrıntılar paylaşmaktadır.
Ancak mektubu diğer tehditlerden ayıran asıl özellik, içinde bulunan şifreli mesajdır.
Birbirinden farklı işaretlerle hazırlanmış bu mesajın, katilin kimliğine ilişkin önemli bilgiler taşıdığı iddia edilmektedir.
Mektubu gönderen kişi, şifrenin gazetede yayımlanmasını istemektedir.
Üstelik talebinin karşılanmaması halinde yeni insanları öldüreceğini söyleyerek gazeteyi tehdit etmektedir.
San Francisco Chronicle yöneticileri, bu mektubun nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda büyük bir tartışma yaşar.
Bazıları mesajın yayımlanmasının katile istediği ilgiyi sağlayacağını düşünmektedir.
Bazıları ise tehdidin ciddiye alınmaması halinde daha fazla insanın hayatının tehlikeye girebileceğinden endişelenmektedir.
Üstelik benzer mektupların başka gazetelere de gönderildiği anlaşılır.
Vallejo Times-Herald ve San Francisco Examiner, aynı şifrenin farklı bölümlerini almıştır.
Bu nedenle mesajın tamamını oluşturabilmek için farklı gazetelerdeki parçaların bir araya getirilmesi gerekmektedir.
Olayı araştırmakla görevlendirilen isimlerden biri, Chronicle’ın deneyimli suç muhabiri Paul Avery’dir.
Paul, çevresindeki insanlarla rahat iletişim kurabilen, esprili ve zaman zaman umursamaz tavırlarıyla dikkat çeken bir gazetecidir.
Suç dünyasıyla ilgili haberler hazırlamaya alışkındır.
Polis teşkilatındaki bağlantıları sayesinde birçok olay hakkında diğer muhabirlerden önce bilgi edinebilmektedir.
Ancak Zodiac mektupları, onun daha önce karşılaştığı suç haberlerinden farklıdır.
Çünkü karşısındaki kişi yalnızca cinayet işlemekle kalmamakta, aynı zamanda gazeteleri kendi amaçları doğrultusunda kullanmaya çalışmaktadır.
Paul, bu tehdidin kamuoyuna nasıl aktarılması gerektiğini araştırırken Robert Graysmith de şifreli mesajlara ilgi duymaya başlar.
Başlangıçta yalnızca gazetede çalışan meraklı bir karikatürist olarak soruşturmayı takip etmektedir.
Ancak şifrede kullanılan işaretlerin yapısı, onu düşündüğünden daha fazla etkiler.
Robert, farklı sembollerin hangi harflere karşılık gelebileceğini araştırmaya başlar.
Özellikle tekrar eden işaretler, kelimelerin yapısı ve şifreleme yöntemleri üzerine çalışmaktadır.
Bu sırada kendisine ulaşan bilgiler, Zodiac’ın yalnızca polisleri değil, gazetecileri ve sıradan insanları da büyük bir zihinsel mücadelenin içine çektiğini göstermektedir.
Şifreli mesajın önemli bir bölümünün Donald ve Bettye Harden adlı bir çift tarafından çözülmesi, olayın daha da fazla dikkat çekmesine neden olur.
Ancak ortaya çıkan mesaj, katilin kimliğini açıklamak yerine onun düşünce dünyasına ilişkin korkunç ifadeler içermektedir.
Bu gelişme, Robert’ın merakını daha da artırır.
Çünkü mektubu yazan kişinin yalnızca gizlenmeye çalışmadığını, aynı zamanda kendisi hakkında bilinmesini istediği özel bir imaj oluşturmaya çalıştığını düşünmektedir.
Üstelik katilin kullandığı semboller, edebiyattan ve farklı kaynaklardan etkilenmiş olabilir.
Robert, bu ihtimalleri araştırarak şifrelerin arkasındaki mantığı anlamaya çalışmaktadır.
Ancak henüz kendisini bir soruşturmacı olarak görmemektedir.
Onun için bu mesele, büyük bir bulmacayı çözmeye benzemektedir.
Bu sırada Zodiac’ın saldırıları devam eder.
Napa County bölgesindeki Lake Berryessa yakınlarında Bryan Hartnell ve Cecelia Shepard, göl kenarında sakin bir gün geçirmektedir.
İki genç, çevrelerindeki doğal güzelliklerin tadını çıkarırken uzaktan kendilerini izleyen bir yabancıyı fark eder.
Başlangıçta fazla önemsemedikleri bu kişi, kısa süre içerisinde yanlarına yaklaşır.
Yabancı adam, elinde silah bulunan ve yüzünü gizleyen alışılmadık bir kıyafet giymektedir.
Üstelik üzerindeki sembol, Zodiac’ın gazetelere gönderdiği mesajlarla ilişkilendirilen işareti hatırlatmaktadır.
Bryan ile Cecelia, ne olduğunu anlamaya çalışırken karşılarındaki adam kendisinden gelen talimatlara uymalarını ister.
Başlangıçta yalnızca para ve otomobil almak isteyen bir soyguncuyla karşılaştıklarını düşünmektedirler.
Ancak saldırganın davranışları giderek daha korkutucu bir hale gelir.
İki genç, kendilerini koruyabilmek için onun söylediklerini yerine getirmeye çalışır.
Fakat yaşanan olay, sıradan bir gasp girişiminden çok daha ağır sonuçlar doğurur.
Saldırının ardından polis ekipleri, olay yerindeki izleri ve hayatta kalan tanığın anlatımını değerlendirir.
Bu kez katilin kullandığı yöntem, önceki silahlı saldırılardan farklıdır.
Üstelik saldırganın giydiği kıyafet, taşıdığı silah ve kullandığı sembol, polislerin karşısına yeni sorular çıkarmaktadır.
Zodiac’ın neden farklı yöntemler denediği ve bundan sonra nasıl hareket edeceği bilinmemektedir.
Gazetelere gönderilen mektuplar ise devam etmektedir.
Katil, yaptığı saldırıların ayrıntılarını açıklamakta ve polislerin kendisini yakalayamamasıyla alay etmektedir.
Bu durum, Kuzey California’da yaşayan insanların korkusunu artırır.
Özellikle çiftlerin otomobilleriyle gittikleri sakin yerler ve geceleri tenha kalan bölgeler, artık güvenli görünmemektedir.
Ancak Zodiac, hedeflerini bu alanlarla sınırlı tutmayacaktır.
San Francisco’da taksi şoförlüğü yapan Paul Stine’ın öldürülmesi, soruşturmanın yönünü değiştiren önemli olaylardan biri olur.
Stine, sıradan bir çalışma gecesinde otomobiline aldığı yolcuyu şehrin yerleşim bölgelerinden birine götürmektedir.
Ancak yolculuk sırasında gerçekleşen silahlı saldırı, genç adamın hayatına mal olur.
Olayın ardından yapılan ilk değerlendirmelerde, sıradan bir soygun ihtimali üzerinde durulur.
Çünkü taksi şoförünün bazı kişisel eşyaları kayıptır.
Ancak kısa süre sonra Chronicle gazetesine ulaşan yeni bir mektup, cinayetin Zodiac ile bağlantılı olabileceğini gösterir.
Mektubun içinde Paul Stine’ın kanlı gömleğinden alınmış bir parça bulunmaktadır.
Bu gelişme, cinayetin sorumluluğunu üstlenen kişinin olay yerinde bulunmuş olabileceğini ortaya koymaktadır.
Üstelik bu kez saldırı San Francisco kent sınırları içinde gerçekleşmiştir.
Böylece şehir polisinin cinayet masası da Zodiac soruşturmasının merkezine yerleşir.
Soruşturmayı yürüten isimlerden biri, Müfettiş David Toschi’dir.
Toschi, yıllardır cinayet dosyaları üzerinde çalışan, ayrıntılara önem veren ve mesleğini büyük bir ciddiyetle yerine getiren deneyimli bir polis memurudur.
Olayları değerlendirirken acele kararlar vermekten kaçınmaktadır.
Çünkü her ayrıntının doğru şekilde incelenmesi gerektiğine inanmaktadır.
Toschi’nin birlikte çalıştığı Müfettiş William Armstrong da benzer bir yaklaşım benimsemektedir.
Armstrong, dikkatli, sabırlı ve gerektiğinde meslektaşının düşüncelerini sorgulayabilen bir dedektiftir.
İkili, Stine cinayetini araştırırken Zodiac’ın daha önce gerçekleştirdiği saldırılarla bağlantı kurmaya çalışır.
Ancak karşılarında önemli bir sorun bulunmaktadır.
İlk cinayetler Vallejo, Solano ve Napa bölgelerinde yaşanmıştır.
Bu bölgelerdeki polis teşkilatları, birbirinden farklı dosyalar hazırlamış ve kendi yöntemleriyle araştırma yapmıştır.
San Francisco polisi ise yalnızca son olayın doğrudan sorumluluğunu üstlenmiştir.
Farklı kurumların ellerindeki bilgilerin aynı yerde toplanmaması, soruşturmanın ilerlemesini zorlaştırmaktadır.
Üstelik olayların yaşandığı dönemde bilgisayar sistemleri ve modern veri paylaşım yöntemleri yeterince gelişmemiştir.
Polisler, belgeleri birbirlerine göndermek, telefon görüşmeleri yapmak ve başka şehirlerdeki görevlilerle yüz yüze buluşmak zorundadır.
Bu durum, önemli bilgilerin geç ulaşmasına veya farklı şekilde yorumlanmasına neden olur.
Özellikle tanık ifadeleri, ayakkabı izleri, parmak izleri ve el yazısı örnekleri konusunda yaşanan anlaşmazlıklar, soruşturmayı daha da karmaşık hale getirir.
Toschi ve Armstrong, başlangıçta katilin belirli bir davranış düzeni izlediğine inanmaktadır.
Ancak Zodiac’ın saldırı yöntemlerini değiştirmesi, bu düşünceyi sorgulamalarına neden olur.
İlk olaylarda genç çiftlerin hedef alınması, saldırganın belirli insanlara yöneldiğini düşündürmektedir.
Fakat bir taksi şoförünün öldürülmesi, katilin kurbanlarını seçerken farklı nedenlerle hareket edebileceğini gösterir.
Üstelik gazetelere gönderilen tehditlerde okul çocuklarından ve kalabalık alanlardan söz edilmesi, endişeyi artırır.
Özellikle okul servislerine yönelik tehditler, ailelerde büyük bir panik yaratır.
Polis teşkilatına ulaşan ihbarların sayısı kısa sürede artmaktadır.
Vatandaşlar, çevrelerinde gördükleri şüpheli insanları bildirmekte ve Zodiac’ın kimliği hakkında farklı teoriler üretmektedir.
Ancak bu ihbarların önemli bir bölümü güvenilir bilgiler içermemektedir.
Toschi ve Armstrong, gerçek ipuçlarını söylentilerden ayırabilmek için büyük bir çaba göstermektedir.
Bu sırada Zodiac’ın kamuoyuyla iletişim kurma biçimi de değişmektedir.
Yalnızca mektuplar göndermekle yetinmeyen katil, zaman zaman telefon görüşmeleri ve farklı tehditlerle gündeme gelmektedir.
Bir televizyon programıyla iletişime geçerek ünlü avukat Melvin Belli ile konuşmak isteyen gizemli bir kişinin ortaya çıkması, polisleri yeniden harekete geçirir.
Bu kişi, kendisini Zodiac olarak tanıtmakta ve yardım istediğini söylemektedir.
Ancak telefondaki kişinin gerçekten katil olup olmadığı kesin değildir.
Toschi ve Armstrong, konuşmayı dikkatle değerlendirmekte ve sesin daha önce hayatta kalan tanıkların duyduğu sesle uyuşup uyuşmadığını araştırmaktadır.
Katilin kendisi hakkında oluşturduğu gizem, bu tür olayların değerlendirilmesini giderek zorlaştırır.
Çünkü Zodiac adı artık yalnızca cinayetlerle bağlantılı değildir.
Taklitçiler, sahte ihbarlar ve ilgi çekmek isteyen insanlar da bu ismi kullanmaya başlamıştır.
Bu durum, gazetelerin sorumluluğunu daha da önemli hale getirir.
Paul Avery, Zodiac hakkında haber hazırladıkça olayın kamuoyunda yarattığı etkiyi yakından görmektedir.
Başlangıçta mesleki bir merakla yürüttüğü araştırma, zamanla hayatının önemli bir parçasına dönüşür.
Özellikle katilin kendisini doğrudan hedef alan bir mesaj göndermesi, Paul’ün güvenliğinden endişe etmesine neden olur.
Gazeteci, daha önce karşılaştığı suçluların büyük bölümünü belirli bir mesafeden takip etmiştir.
Ancak Zodiac, onu da hikayenin içine çekmeye başlamıştır.
Paul, bu tehdit karşısında dışarıdan rahat görünmeye çalışmaktadır.
Esprili konuşmalarını sürdürmekte ve meslektaşlarının endişelerini önemsemiyormuş gibi davranmaktadır.
Ancak yaşadığı baskı, zamanla günlük alışkanlıklarını ve ruh halini etkilemeye başlar.
Üstelik katilin geçmişte başka cinayetler işlemiş olabileceğine ilişkin bilgiler, araştırmasının kapsamını genişletir.
Özellikle Riverside kentinde yıllar önce öldürülen Cheri Jo Bates’in dosyası, Paul’ün dikkatini çeker.
Bu cinayetle bağlantılı bazı mektupların Zodiac’ın yazışmalarına benzemesi, iki olay arasında ilişki bulunabileceğini düşündürmektedir.
Ancak bağlantının gerçekten var olup olmadığı kesin değildir.
Paul, bu ihtimali araştırmak için farklı şehirlerdeki polislerle ve uzmanlarla görüşmeye başlar.
Bu süreçte el yazısı incelemeleri önemli bir yere sahip olur.
Polisle çalışan uzman Sherwood Morrill, Zodiac mektuplarının yazım biçimini, harflerin yapısını ve kullanılan işaretleri incelemektedir.
Ancak yazı örnekleri arasında benzerlik bulunması, her zaman aynı kişinin yazdığı anlamına gelmemektedir.
Üstelik mektupları gönderen kişinin bilerek farklı bir yazı biçimi kullanmış olabileceği ihtimali de değerlendirilmelidir.
Bu nedenle soruşturmanın birçok aşamasında kesin karar vermek mümkün olmaz.
David Toschi ve William Armstrong, farklı cinayet dosyaları arasında bağlantı kurmaya çalışırken birbirinden bağımsız görünen ayrıntılarla karşılaşmaktadır.
Özellikle olay yerlerinde bulunan izlerin tüm saldırılarla uyuşmaması, katilin farklı yöntemler uyguladığını düşündürmektedir.
Ancak bu farklılığın nedeni belirlenememiştir.
Katilin gerçekten aynı kişi olup olmadığına dair ortaya atılan sorular da soruşturmayı karmaşık hale getirmektedir.
Bu sırada Robert Graysmith’in araştırmaya duyduğu ilgi giderek artar.
Başlangıçta yalnızca şifrelerin çözülmesiyle ilgilenen genç karikatürist, artık bütün olayların birbirleriyle nasıl bağlantılı olduğunu öğrenmek istemektedir.
Özellikle katilin mektuplarında kullandığı semboller, tekrar eden ifadeler ve farklı saldırılar arasındaki benzerlikler, onun dikkatini çekmektedir.
Robert, gazetede Paul Avery’nin hazırladığı haberleri takip etmekte ve zaman zaman kendisine sorular sormaktadır.
Paul, başlangıçta genç karikatüristin bu kadar meraklı davranmasını garipsemektedir.
Çünkü Robert’ın suç haberciliği konusunda herhangi bir deneyimi bulunmamaktadır.
Ancak şifreler hakkında yaptığı araştırmalar ve farklı kaynaklardan elde ettiği bilgiler, onun konuya ciddi şekilde yaklaştığını göstermektedir.
İkili arasında zamanla alışılmadık bir arkadaşlık gelişir.
Robert, Paul’ün gazetecilik deneyiminden yararlanmaktadır.
Paul ise Robert’ın ayrıntılara gösterdiği ilgiden ve alışılmış yöntemlerin dışında düşünmesinden etkilenmektedir.
Ancak iki adamın kişilikleri tamamen farklıdır.
Paul, hareketli bir sosyal hayatı bulunan, zaman zaman fazla içki içen ve olaylara alaycı bir tavırla yaklaşan bir gazetecidir.
Robert ise daha sakin, çekingen ve düzenli bir yaşam sürmektedir.
Özellikle aile ilişkilerine önem vermekte ve günlük sorumluluklarını yerine getirmeye çalışmaktadır.
Ancak Zodiac soruşturması ilerledikçe Robert’ın hayatındaki dengeler de değişmeye başlar.
Melanie adında bir kadınla tanışması, özel hayatında yeni bir dönemin başlangıcı olur.
Melanie, Robert’ın sakin kişiliğinden ve düşünceli davranışlarından hoşlanmaktadır.
İkili arasında romantik bir yakınlık gelişir.
Ancak Robert’ın Zodiac hakkında sürekli konuşması, daha ilk buluşmalarında dikkat çeken bir konu haline gelir.
Başlangıçta Melanie, genç adamın bu ilgisini yalnızca mesleki bir merak olarak değerlendirmektedir.
Ancak zaman geçtikçe Robert’ın cinayetlerle ilgili haberleri takip etmek için ne kadar fazla zaman ayırdığını fark eder.
Üstelik bu durum, genç adamın günlük hayatını etkilemeye başlamıştır.
Robert, bazen sosyal etkinliklerden ayrılarak yeni bilgileri araştırmakta, bazen de gecenin ilerleyen saatlerine kadar gazeteleri ve polis kayıtlarını incelemektedir.
Bu davranışlar, onun ilgisinin basit bir meraktan çok daha ileri gittiğini göstermektedir.
Ancak Robert, araştırmasını sürdürmekte kararlıdır.
Çünkü Zodiac’ın gönderdiği mesajların ve işlediği cinayetlerin belirli bir mantığa dayandığına inanmaktadır.
Doğru sorular sorulursa, katilin kimliğine ulaşılabileceğini düşünmektedir.
Bu sırada polis soruşturmasında önemli bir isim gündeme gelir.
Arthur Leigh Allen adlı bir adam, geçmişte yaptığı bazı açıklamalar nedeniyle dikkat çekmeye başlar.
Allen’ın eski tanıdıklarından Donald Cheney, onun yıllar önce insanları öldürme ve bunu gazetelere gönderilecek mesajlarla duyurma fikrinden söz ettiğini ileri sürmektedir.
Üstelik anlatılan bazı ayrıntılar, Zodiac mektuplarıyla dikkat çekici benzerlikler taşımaktadır.
Özellikle katilin kullanabileceği isim, hedef almak istediği kişiler ve saldırı yöntemleri hakkındaki açıklamalar, polislerin üzerinde durduğu önemli meselelerdir.
David Toschi ve William Armstrong, bu bilgilerin ne kadar güvenilir olduğunu değerlendirmeye başlar.
Ancak bir kişinin geçmişte şüpheli sözler söylemiş olması, onun cinayetlerin faili olduğunu kanıtlamamaktadır.
Bu nedenle Allen’ın yaşadığı yer, geçmişte çalıştığı kurumlar, günlük alışkanlıkları ve olay tarihlerindeki hareketleri araştırılmaktadır.
Özellikle farklı suç mahallerine ulaşabilecek konumda bulunup bulunmadığı ve tanıkların verdiği tariflerle uyuşup uyuşmadığı incelenmektedir.
Allen’ın bazı davranışları, polislerin şüphelerini artırmaktadır.
Ancak el yazısı örnekleri, fiziksel deliller ve diğer teknik incelemeler aynı derecede kesin sonuç vermemektedir.
Bu durum, soruşturmanın en büyük sorunlarından birini ortaya çıkarır.
Bir kişinin çok sayıda şüpheli özelliğe sahip olması, onun suçlu olduğunu göstermek için yeterli değildir.
Polis, mahkemede kullanılabilecek güçlü kanıtlar elde etmek zorundadır.
Üstelik farklı uzmanların aynı bulgular hakkında farklı görüşler ileri sürmesi, karar vermeyi zorlaştırmaktadır.
Toschi ve Armstrong, bazı ayrıntıların Allen’ı işaret ettiğini düşünseler de diğer delillerin bu ihtimali desteklemediğini görmektedir.
Bu nedenle araştırmalarını genişletmeye devam ederler.
Ancak soruşturmanın uzaması, iki dedektifin mesleki ve özel hayatlarını olumsuz etkilemeye başlar.
Yıllar boyunca aynı dosya üzerinde çalışmak, sürekli yeni ihbarları değerlendirmek ve sonuç alamamak, giderek daha yorucu hale gelmektedir.
Üstelik California’nın farklı bölgelerinde görev yapan polislerin kendi soruşturmalarına öncelik vermesi, ortak çalışma imkanlarını sınırlamaktadır.
Toschi, her yeni bilginin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır.
Ancak kaynakların sınırlı olması, giderek artan başka cinayet dosyaları ve yetkililerin sonuç beklentisi, üzerinde büyük bir baskı yaratmaktadır.
Armstrong ise yıllar geçtikçe bu soruşturmanın aile hayatını ne kadar etkilediğini daha açık şekilde görmeye başlar.
Gece geç saatlere kadar çalışmak, sürekli yeni ihbarlarla ilgilenmek ve ailesine yeterince zaman ayıramamak, onu zorlamaktadır.
Özellikle çocuklarının büyüdüğü yılları kaçırmak istememesi, gelecekle ilgili düşüncelerini değiştirmektedir.
Bu nedenle soruşturmaya ilk başladıkları dönemdeki heyecanı korumak giderek daha zor hale gelir.
Paul Avery de benzer bir değişim yaşamaktadır.
Başlangıçta Zodiac haberleri sayesinde büyük ilgi gören gazeteci, zamanla tehditlerin ve kamuoyundaki baskının etkisi altında kalmıştır.
İş hayatında yaşadığı anlaşmazlıklar, bazı araştırmalarında karşılaştığı sorunlar ve giderek artan kişisel sıkıntıları, onu yormaktadır.
Özellikle gazetecilikteki başarısının Zodiac dosyasıyla özdeşleşmesi, üzerinde ayrı bir baskı oluşturmaktadır.
Bir taraftan kariyerinde ilerlemek istemekte, diğer taraftan ise yıllardır peşinde olduğu bir katilin kimliğini bulamamış olmanın yarattığı hayal kırıklığıyla mücadele etmektedir.
Bu nedenle zaman geçtikçe hayatındaki bazı alışkanlıklar değişmeye başlar.
Robert Graysmith ise aynı dönemde tam tersine, Zodiac soruşturmasına daha fazla bağlanmaktadır.
Başlangıçta diğer insanların araştırmalarını takip eden genç karikatürist, artık kendi başına bilgi toplamaya karar vermiştir.
Gazetelerden, kütüphanelerden ve eski polis kayıtlarından yararlanarak kapsamlı bir dosya hazırlamaya başlar.
Özellikle suç mahallerinin tarihlerini, tanık ifadelerini, Zodiac’ın mektuplarını ve farklı şüphelilere ilişkin bilgileri karşılaştırmaktadır.
Robert, elindeki notların giderek büyümesiyle birlikte olaylar arasında daha önce fark edilmemiş bağlantılar bulunabileceğine inanmaktadır.
Ancak bu çalışmalar, düşündüğünden çok daha fazla zaman gerektirmektedir.
Çünkü olayların yaşandığı dönemde hazırlanmış belgelerin bir bölümü eksiktir.
Bazı tanıkların ifadelerine ulaşmak mümkün değildir.
Üstelik yıllar önce soruşturmayla ilgilenen polislerin bir kısmı başka görevlere atanmış veya meslekten ayrılmıştır.
Robert, bu nedenle olayların geçtiği farklı şehirlere giderek insanlarla doğrudan görüşmeye karar verir.
Vallejo, Napa, Riverside ve San Francisco’daki kayıtları incelemek, araştırmasının önemli parçalarından biri haline gelir.
Ancak resmi bir polis memuru olmadığı için bütün belgelere kolayca erişememektedir.
Bazı yetkililer kendisiyle konuşmayı kabul ederken bazıları soruşturmanın gizliliğini gerekçe göstererek bilgi vermeyi reddetmektedir.
Özellikle David Toschi, Robert’ın bu konudaki ısrarına başlangıçta mesafeli yaklaşmaktadır.
Çünkü yıllar boyunca Zodiac dosyasıyla ilgili çok sayıda insan kendisine ulaşmıştır.
Bazıları katilin kimliğini bildiğini iddia etmiş, bazıları ise yalnızca gazetelerde gördüğü haberlerden hareketle farklı teoriler üretmiştir.
Bu nedenle Toschi, somut kanıtlara dayanmayan iddiaları değerlendirmek istememektedir.
Ancak Robert’ın diğer insanlardan farklı bir özelliği vardır.
Genç adam, yalnızca tahmin yürütmemekte, yaptığı araştırmaların dayanaklarını da ortaya koymaya çalışmaktadır.
Özellikle cinayet tarihlerinin, telefon görüşmelerinin ve mektuplarda kullanılan ifadelerin karşılaştırılması, onun dikkatini çekmektedir.
Robert, bütün bu bilgilerin tek tek değerlendirildiğinde önemsiz görünebileceğini, ancak birlikte incelendiklerinde farklı sonuçlar verebileceğini düşünmektedir.
Üstelik Zodiac’ın mektuplarında kullandığı şifrelerin kaynağını araştırması, katilin düşünce dünyasına ilişkin yeni sorular doğurmaktadır.
Hangi kitapları okumuş olabilir?
Hangi sembolleri neden seçmiştir?
Mektuplarında kullandığı kelimeler, eğitim düzeyi veya geçmişi hakkında bilgi verebilir mi?
Ve saldırıların yaşandığı tarihlerle günlük hayatındaki alışkanlıklar arasında bir ilişki bulunabilir mi?
Robert, bu soruların cevaplarını bulmak için giderek daha fazla çalışmaktadır.
Ancak soruşturma, genç adamın özel hayatında ciddi sorunlar yaratmaya başlar.
Melanie, başlangıçta Robert’ın araştırmasını desteklemiş ve onun konuya duyduğu ilgiyi anlamaya çalışmıştır.
Ancak zamanla Zodiac’ın evlerindeki bütün konuşmaların merkezine yerleşmesinden rahatsız olmaktadır.
Robert, ailece geçirilen zamanlarda bile telefon görüşmeleri yapmakta, yeni belgeler incelemekte ve farklı şüpheliler hakkında notlar almaktadır.
Üstelik gazetelerde adının Zodiac araştırmasıyla birlikte anılması, ailesinin güvenliği konusunda yeni endişeler ortaya çıkarır.
Melanie, katilin kimliğinin hala bilinmediğini ve Robert’ın araştırmasının tehlikeli insanları rahatsız edebileceğini düşünmektedir.
Özellikle evlerine gelen kimliği belirsiz telefonlar ve Robert’ın yabancı insanlarla gerçekleştirdiği görüşmeler, bu korkuları artırır.
Robert ise ailesini tehlikeye atmak istemediğini söylemektedir.
Ancak araştırmasını bırakmaya hazır değildir.
Çünkü Zodiac’ın hala yakalanmamış olması, onun için büyük bir haksızlık anlamına gelmektedir.
Kurbanların aileleri yıllardır cevap beklemekte, polis soruşturması ise kesin bir sonuca ulaşamamaktadır.
Robert, kendisi araştırmayı bırakırsa bazı bilgilerin tamamen unutulabileceğinden korkmaktadır.
Bu nedenle Zodiac dosyasını artık yalnızca kişisel merakını gidermek için incelememektedir.
Ona göre olayların gerçeğini ortaya çıkarmak, geçmişte yaşanan cinayetlerin kurbanlarına karşı duyduğu bir sorumluluğa dönüşmüştür.
Ancak bu sorumluluk duygusu, zamanla hayatındaki diğer değerlerle çatışmaya başlar.
Ailesine ayırdığı zaman azalmakta, iş hayatı ikinci plana düşmekte ve zihninin büyük bölümü yıllar önce yaşanan olaylarla meşgul olmaktadır.
Üstelik araştırmalarında karşılaştığı her yeni bilgi, başka bir sorunun ortaya çıkmasına neden olur.
Bir tanığın anlattıkları başka bir ifadeyle uyuşmamakta, bir uzman tarafından önemli bulunan delil başka bir uzman tarafından yetersiz görülmektedir.
Robert, bu çelişkileri çözebilmek için daha fazla araştırma yapması gerektiğini düşünmektedir.
Ancak bütün bu çabalarına rağmen kesin bir sonuca ulaşmak kolay değildir.
Bu sırada Zodiac’ın gönderdiği mektupların ne kadarının gerçekten aynı kişi tarafından yazıldığı da tartışma konusu olmaya devam etmektedir.
Özellikle uzun süre sessiz kaldıktan sonra ortaya çıkan yeni mesajlar, polislerin ve gazetecilerin yeniden harekete geçmesine neden olmaktadır.
Ancak bu mektupların gerçekliği konusunda farklı görüşler bulunmaktadır.
Üstelik yıllar önce Zodiac soruşturmasını yürütmüş olan bazı kişilerin kamuoyunda suçlanması, dosyayı daha da karmaşık hale getirir.
Toschi, mesleki itibarını korumaya çalışırken Robert, araştırmasının doğru yolda olup olmadığını sorgulamaktadır.
Ancak ortaya çıkan anlaşmazlıklar, onun Zodiac’ın kimliğini öğrenme isteğini azaltmaz.
Aksine, eldeki bilgilerin daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğine inanmaktadır.
Robert, özellikle eski tanıkların ifadeleri üzerinde durmaya başlar.
Bazı kurbanların saldırıdan önce tanıdıkları insanlarla sorun yaşamış olabileceği ihtimali, araştırmasında önemli hale gelir.
Özellikle Darlene Ferrin’in geçmişteki sosyal çevresi ve tanıdığı kişiler, onun ilgisini çekmektedir.
Ancak bu konuda elde edilen bilgilerin bir bölümü yıllar önce kaydedilmiş, bazıları ise yalnızca tanıkların hafızasına dayanmıştır.
Bu nedenle söylenenlerin doğruluğunu belirlemek oldukça zordur.
Robert, yine de farklı kaynaklardan elde ettiği bilgileri karşılaştırarak tutarlı bir açıklamaya ulaşabileceğine inanmaktadır.
Bu süreçte karşısına çıkan bazı kişiler, Zodiac hakkında bildiklerini anlatmaktan çekinmektedir.
Bazıları yaşananları hatırlamak istememekte, bazıları da geçmişte yaptıkları açıklamaların yeniden gündeme gelmesinden rahatsız olmaktadır.
Üstelik cinayetlerin üzerinden uzun yıllar geçmiş olması, insanların hatırladıkları ayrıntıları da etkilemektedir.
Robert için bu durum, araştırmasının en büyük zorluklarından biri haline gelir.
Çünkü bir zamanlar çok önemli olabilecek küçük bir ayrıntı, artık doğrulanamayacak kadar eskimiş olabilir.
Ancak genç adam, bütün bu belirsizliklere rağmen çalışmasını sürdürmektedir.
Özellikle soruşturmanın başından beri gündeme gelen farklı şüpheliler arasındaki bağlantıları araştırması, onu yeni sorularla karşı karşıya bırakır.
Kim gerçekten önemli bir delille ilişkilendirilebilir?
Hangi tanık ifadesi güvenilirdir?
Hangi benzerlik yalnızca tesadüften ibarettir?
Ve uzun yıllar boyunca birbirinden farklı polis birimlerinin araştırdığı olaylarda gözden kaçırılmış bir bağlantı bulunabilir mi?
Robert, bu sorulara cevap ararken zamanla kendi hayatını da yeniden değerlendirmek zorunda kalır.
Çünkü Zodiac’ın peşinde geçirdiği yıllar, yalnızca mesleki ve kişisel bir uğraş olmaktan çıkmıştır.
Artık geçmişi anlamaya çalışırken geleceğini ne kadar ihmal ettiğini de fark etmeye başlamaktadır.
Ancak araştırmasını tamamlamadan vazgeçmek istememektedir.
Özellikle Zodiac’ın kimliğine ilişkin şüphelerin birbiriyle çelişmesi, onun için kabul edilmesi zor bir durumdur.
Bu nedenle eksik kalan noktaları bir araya getirebilmek için çalışmalarını kitap haline getirmeyi düşünür.
Böylece yıllar boyunca topladığı belgeleri, tanık ifadelerini ve farklı teorileri daha düzenli şekilde inceleyebilecektir.
Ancak bu karar, onu yalnızca geçmişte yaşanan cinayetlerle değil, kendi yaşamında verdiği kararların sonuçlarıyla da yüzleşmek zorunda bırakır.
Zodiac (2007), 1960’lı yılların sonlarında Kuzey California’da cinayetler işleyen ve gazetelere gönderdiği şifreli mesajlarla kamuoyunu korkuya sürükleyen kimliği belirsiz bir katilin peşine düşen gazetecileri, polisleri ve amatör bir araştırmacıyı konu alan suç, gizem ve gerilim filmidir.
David Fincher’ın yönetmenliğini üstlendiği yapım, Robert Graysmith’in Zodiac cinayetleri hakkında hazırladığı kitaplardan yararlanılarak sinemaya uyarlanmıştır.
Jake Gyllenhaal’ın canlandırdığı Robert Graysmith, başlangıçta yalnızca şifrelere ilgi duyan sıradan bir karikatüristken zamanla hayatının önemli bölümünü katilin kimliğini araştırmaya adayan bir karakter olarak öne çıkıyor.
Robert Downey Jr.’ın hayat verdiği Paul Avery, Zodiac haberlerini araştıran, gazetecilik kariyerinde yaşadığı baskılarla mücadele eden deneyimli bir suç muhabiri olarak dikkat çekiyor.
Mark Ruffalo’nun canlandırdığı Müfettiş David Toschi ile Anthony Edwards’ın oynadığı Müfettiş William Armstrong, polis soruşturmasının merkezindeki iki önemli isim olarak hikayeye dahil oluyor.
Chloë Sevigny’nin hayat verdiği Melanie, Robert Graysmith’in özel hayatında önemli bir yere sahip olurken John Carroll Lynch’in canlandırdığı Arthur Leigh Allen, polislerin üzerinde durduğu şüphelilerden biri olarak dikkat çekiyor.
Brian Cox’un canlandırdığı Melvin Belli, katille iletişim kurma girişimlerinde yer alan ünlü bir avukat olarak hikayenin önemli karakterleri arasında bulunuyor.
Film, Zodiac’ın işlediği cinayetleri anlatırken yalnızca suçların korkunçluğuna odaklanmıyor.
Aynı zamanda bu cinayetleri araştıran insanların hayatlarında meydana gelen değişimleri, polis teşkilatlarının karşılaştığı bürokratik sorunları, gazeteciliğin etik sorumluluklarını ve bir davanın yıllar boyunca sonuçlandırılamamasının yarattığı psikolojik etkileri de ele alıyor.
1960’lı yılların sonundan sonraki yıllara uzanan hikaye, farklı zaman dilimleri arasında ilerleyerek karakterlerin zamanla nasıl değiştiğini gösteriyor.
Özellikle Robert Graysmith’in başlangıçta merakla takip ettiği bir soruşturmaya giderek daha fazla bağlanması, filmin duygusal ve psikolojik yönünü güçlendiriyor.
Gerçek olaylardan esinlenen Zodiac, şifreli mektupları, birbirini tutmayan tanık ifadelerini, çözülemeyen cinayetleri ve karanlık atmosferiyle yalnızca bir seri katil hikayesi değil, aynı zamanda gerçeği aramanın insan hayatında ne kadar büyük bedeller yaratabileceğini sorgulayan kapsamlı bir polisiye dram sunuyor.
Film Bilgileri
Orijinal adı: Zodiac (2007)
Tür: Suç, gizem, polisiye, gerilim, dram
Yapım yılı: 2007
Süre: 158 dakika (sinema versiyonu); yaklaşık 162 dakika (uzatılmış yönetmen kurgusu)
Yönetmen: David Fincher
Senaryo: James Vanderbilt
Başroller: Jake Gyllenhaal (Robert Graysmith), Mark Ruffalo (David Toschi), Robert Downey Jr. (Paul Avery), Anthony Edwards (William Armstrong), Chloë Sevigny (Melanie), Brian Cox (Melvin Belli), John Carroll Lynch (Arthur Leigh Allen), Elias Koteas (Jack Mulanax), Donal Logue (Ken Narlow), Philip Baker Hall (Sherwood Morrill), Charles Fleischer (Bob Vaughn) ve Zach Grenier (Mel Nicolai).
Yapım ülkesi: ABD
ABD vizyon tarihi: 2 Mart 2007
Türkiye vizyon tarihi: 18 Mayıs 2007
Yapım şirketi: Phoenix Pictures
Dağıtım şirketleri: Paramount Pictures ve Warner Bros. Pictures
Yapımcılar: Mike Medavoy, Arnold Messer, Bradley J. Fischer, Ceán Chaffin ve James Vanderbilt
Müzik: David Shire
Görüntü yönetmeni: Harris Savides
Kurgu: Angus Wall
Uyarlandığı eser: Zodiac — Robert Graysmith

